19. yüzyılın en tipik özelliği siyasi ideolojiler çağı olmasıdır.
18.yy.da aydınlanma sadece dine ve geleneğe değil,
siyasi otoriteyede başkaldırarak devletin gücünü azaltıp bireyin gücünü arttırmayı amaçlamıştır.
o yüzden de siyasette ve ekonomide liberalizmin yıldızı parlamıştır.
ancak arzu edilen eşitlik, güvenlik yine sağlanamamıştır. buna tepki olarak 19.yy.da sosyalizm ortaya çıkmış ve eşitlik kavramına önem vermiştir.
19.yy liberalizm ile sosyalizmin çekiştiği bir ideolojiler çağı olmuştur.
genel özellikleri
sosyal ve siyasal sorunlara yönelme ideolojilerin öne çıkması.
olgulara dayalı bilim anlayışı.
din ve geleneğe karşı olma.
yeni kültür ve insan tipi arayışlarına yönelmedir.
döneme damga vuran isimler: saint-simon, a. comte, k. marx, s. kierkegaard, f. nietzsche, h. bergson, j.bentham, w. james, j. dewey, c. darwin, h. spencer.
http://www.felsefe.gen.tr/19yuzyil.asp
ortaçağın kirini hastalıklı biçimde atma dönemi.
büyük filozofların çıkışı nasılda kötü dönemlere denk gelmekte.
nietzsche acıdan bahsediyorken buna işaret ediyordu.
başka türlü dehanın tanımını neye bağlayabiliriz?
bir çıkış ve kurtuluşun ilk ayakları.
bunu nihilizm veya marksizim v.s algılamak okuyucunun kendi okuma süreci artı çevrsel faktörleri ile olasıdır.
bilimin ayaklanma çağıdır.
ha şunu atlamayalım.
batı bilim ve felsefede arıtk doğunun önüne geçmiştir.
bundan sonra batının modernlikte ölçü olması gelmekte.
özellikle 17 yy. ile başlamakta olup bu sallantılı dönemde bu dehalar ile bakışın binbir yüzünü görmekteyiz.
batının kaosu olarak görürüm zaman zaman.
batı insanı ve günümüz amerikan halkı; iticidir ve sürüdür...
bu gelişmeye başladıkları zaman halklarına ödettirdikleri birer faturaydı.
gelişmemiş hindistan da ki kast sistemi yada reankarnasyon inancı gibi birer fatura demek istiyorum? anlıyor musun?
bedeli halk denen aklını kaybederek öder...
19 yy. ve sonrası karanlık çağdır!
bunu duyuyorsunuz ama söyleyemiyorsunuz?