cogu kisi icin hicbir anlam ifade etmeyen durum. *
PinkFloydHasselbaink 03.04.2006 00:15#1455
+ abbasabuzer …
◊ bugun guzel birgun (2) …
◊ aidiyet duygusu (2) …
◊ hirsli kadin (3) …
◊ konusurken saciyla oynayan kadin (4) …
◊ muhabbetin en guzel yerinde alkolun bitmesi (2) …
◊ cocugunu yere goge sigdiramamak …
+ spectacular …
◊ surekli cep telefonu yenilemek …
◊ kadinin erkegi surekli beslemesi …
◊ kliplerde kullanilan seks unsuru …
◊ surekli pompalanan havadan para kapma hastaligi …
◊ insanin surekli olarak kendini guncellemesi …
◊ dogru soyleyeni dokuz koyde asagilarlar …
◊ her basarili erkegin altinda bir kadin yatar …
+ cetin akdeniz (2) …
◊ basariya giden her yol mubahtir …
◊ oner doser …
+ yargilamak …
◊ kadinin basarili erkek sevmesi …
◊ cirkin erkeklerin guzel kadinlarla birlikte olmasi …
· sans
· son sans
· bol sans
bazılarında dogumdan itibaren switch off olan ve birdaha asla açılamayan dügmedir.başkalarının şanslarını seyretmekle ve içlenmekle geçer ömrünün büyük kısmı bu insanların.*
enigmatic 09.10.2006 19:14 ~ 09.10.2006 19:14bende olmadığını kabul etmek yerine varlığını inkar etme yolunu seçtiğim varsa bana da uğramasını can-ı gönülden arzuladığım şey.
dilfigar 09.10.2006 19:17intacto filmini izledikten sonra bulaşıcı bir hastalık gibi olabileceğine inanılabilen ve neye göre kime göre olduğu çok değişken olan en önemli hayat değişkeninin ta kendisidir.
maynard 08.01.2007 16:36dört yapraklı yoncanın şans getirdiğine dair bir inanç vardır. bir çok kişinin yonca topluluklarında sürünmek suretiyle aradığı bu dört yapraklı yoncayı bulmak bile başlı başına bir şans işidir ki, getireceği şansla birlikte bulan kişinin başının göğe ermesi muhtemeldir.
diye düşününenler varsa yanılırlar. ben buldum dört yapraklı yoncayı. buldum da ne oldu. bunu acıklı bi romanla anlatacağım.
karayıp korsanlarını bılmemenın bırını tanımaya yol acması.
insansiinsan 25.02.2007 03:05hiçbir zaman bir günümde olamayacağım soyut kavram... * biz de şans olsa doğmazdıkk... *
marque 25.02.2007 03:11$ans, dalgın bir biçimde kaldırımda yürüyorken, ani bir fren sesi duyarak arkanızı dönmeniz, bir arabanın son derece hızlı bir $ekilde ve yanlayarak size doğru geldiğini görmeniz, anlık $a$kınlıkla kaçamamanız ve aracın size çarpmaya 1-2 metre kala sizden önde duran ağaca çarptığının sesini duymanızdır. i$te $ans budur.
ikiekmekbimaltepe 26.04.2007 18:39 ~ 26.04.2007 18:40kendini şampuan şişesinin içindeki şampuanın bir damlası varsaydığın zaman, saça dökülüp yıkandığını farzedelim. senden sonraki damla ile saç daha bir köpürecektir. seninle aynı miktarda, seninle aynı şişenin içinden çıkan ve seninle aynı fiziksel özelliklere sahip bir şampuan damlası, senden daha fazla köpürtür o saçı. bunun tek nedeni senden bir sefer sonrasına denk gelmiş olmasıdır. mantık ile açıklanamaz bu durum. şanstır.
cenkin gunlugu 31.12.2007 11:45<bkz: gülben ergen>
kalbine hakkını verdim
gül dedin yollara serdim
keyfini başkası sürdü
affedersem namerdim
belli ki şansım dönecek
aşk dolu günler gelecek
ümidi kesmedi kalbim
biliyorum sevilecek
senden uzakta yalnızım aşk
alay ediyorlar gülüyorlar
karşıma öyle birini çıkar
sen yaparsın biliyorlar
senden uzakta yalnızım aşk
alay ediyorlar gülüyorlar
karşıma öyle birini çıkar
sen yaparsın biliyorlar
kalbine hakkını verdim
gül dedin yollara serdim
keyfini başkası sürdü
affedersem namerdim
belli ki şansım dönecek
aşk dolu günler gelecek
ümidi kesmedi kalbim
biliyorum sevilecek
senden uzakta yalnızım aşk
alay ediyorlar gülüyorlar
karşıma öyle birini çıkar
sen yaparsın biliyorlar
senden uzakta yalnızım aşk
alay ediyorlar gülüyorlar
karşıma öyle birini çıkar
sen yaparsın biliyorlar
senden uzakta yalnızım aşk
alay ediyorlar gülüyorlar
karşıma öyle birini çıkar
sen yaparsın biliyorlar
pezevengi fırsat olan orospu. şans'la sevismek istiyorsanız once fırsat'la görüsmelisiniz.
fırsat'ı bulun ki şans'la aranızı yapsın. yoksa elinizdekiyle idare edersiniz. *
kim şanslı, kim şanssız?
yazar: profesör richard, wiseman üniversitesi, hertfordshire
neden bazı insanlar inanılmaz derecede şanslıyken, diğerleri hak ettikleri olanaklara asla sahip
olamaz? bir psikolog, yanıtı bulduğunu söylüyor.
10 yıl önce, şansı araştırmaya başladım. neden bazı insanların hep doğru zamanda doğru yerde
olduğunu, diğerlerinin ise sürekli olarak şanssızlıklarla boğuştuğunu merak ediyordum.
ulusal gazetelere ilan vererek kendilerini her zaman şanslı ya da şanssız hisseden insanların
benimle temasa geçmelerini rica ettim. yüzlerce sıradışı erkek ve kadın, araştırmam için gönüllü
oldu. yıllar boyunca, onlarla söyleşiler yaptım; yaşamlarını gözlemledim ve deneylere
katılmalarını sağladım. sonuçlar gösteriyor ki insanlar, neden şanslı ya da şanssız olduklarını
tam olarak bilemeseler de düşünceleri ve davranışları, bu durumu büyük ölçüde açıklıyor.
bir şans ya da bir fırsat gibi görünen durumları düşünelim. şanslı insanların bu tür fırsatlarla
sürekli karşılaşmalarına karşılık, şanssız insanlar bunlarla hiç karşılaşmazlar. bu durumun,
insanların söz konusu fırsatları fark etme yetenekleri arasındaki farklılıklardan mı
kaynaklandığını bulmak için basit bir deney yaptım.
hem şanslı, hem de şanssız insanlara bir gazete verdim ve onlardan gazeteyi iyice inceleyip
içinde ne kadar fotoğraf olduğunu bana söylemelerini istedim. gazetenin ortalarında bir yere,
üzerinde şu not yazılı olan büyük bir mesaj yerleştirdim: “deney görevlisine bunu gördüğünüzü
söyleyin; 250 dolar kazanın.” bu mesaj, sayfanın yarısını kaplıyordu ve yüksekliği 5 cm’in
üzerinde olan bir fontla yazılmıştı. herkesin yüzünü sabit bakışlarla süzüyordum. şanssız
insanlar, bunu fark edemezlerken, şanslı insanlar hemen fark ettiler.
şanssız insanlar, genel olarak şanslı insanlardan daha gergindirler. bu endişeli ruh hali,
beklenmeyeni fark etme yeteneklerine zarar verir. sonuç olarak, fırsatları kaçırırlar; çünkü
başka bir şeyi aramaya aşırı odaklanmışlardır.
partilere, mükemmel eşlerini bulma düşüncesiyle giderler; bu yüzden de iyi arkadaşlar edinme
fırsatlarını kaçırırlar. belli iş ilanlarını bulmaya kararlı bir biçimde gazeteleri incelerler
ve diğer iş olanaklarını kaçırırlar.
şanslı insanlar, daha rahat ve açıktırlar. dolayısıyla, yalnızca aradıklarını değil, orada ne
olduğunu da görürler. araştırmam, sonuç olarak şunu gösterdi: şanslı insanlar, dört ilke
sayesinde şanslarını yaratırlar. şans fırsatlarını yaratma ve fark etme konusunda
beceriklidirler; sezgilerini dinleyerek şanslı kararlar verebilirler; olumlu beklentiler
sayesinde doğru çıkan tahminlerde bulunurlar ve şanssızlığı şansa dönüştüren esnek bir yaklaşım
benimserler.
çalışmanın sonuna doğru, bu ilkelerin, şansı yaratmada kullanılıp kullanılamayacağını merak
ettim. bir grup gönüllüden, bir ay boyunca, şanslı bir insan gibi düşünüp davranmaya yardımcı
olacak egzersizler yapmasını istedim.
çarpıcı sonuçlar
bu egzersizler, şans fırsatlarını fark etmeleri, sezgilerini dinlemeleri, şanslı olmayı ummaları ve şanssızlığa karşı daha esnek olmalarında onlara yardımcı oldu. gönüllüler, bir ay sonra döndü
ve neler olduğunu anlattılar. sonuçlar, çarpıcıydı: bu insanların % 80’i, artık daha mutluydu;
yaşamında daha çok tatmin oluyordu ve belki de en önemlisi, daha şanslıydı. sonuç olarak, asla
akla gelmeyecek “şans faktörü”nü bulmuştum.
aşağıda, profesör wiseman’ın şanslı olmak için önerdiği dört temel ipucu bulunuyor:
· içsel sezgilerinizi dinleyin; normalde doğru çıkarlar.
· yeni deneyimlere ve normal rutininizi bozmaya açık olun.
· her gün birkaç dakikanızı iyi giden şeyleri hatırlayarak geçirin.
· önemli bir toplantı ya da telefon görüşmesi öncesinde kendinizi şanslı olarak hayal edin.
şans, çoğu zaman, doğru çıkan bir tahmindir.